Sevgili Okur,
Geçtiğimiz altı mayısta tam yirmi yaşımızı doldurduk. Bu yıla girerken tüm yazı kurulu üyelerimiz ve okurlarımız yirmi yılın heyecanı içindeydi. Bu heyecanımıza yirminci yıl kutlama planlarımız ve hem yüz yüze hem çevrimiçi düzenlediğimiz etkinliklerimiz eşlik etti.
İlk yirminci yıl etkinliğimizi Ocak ayında İzmir göğüsledi. Ardından ustamız Nâzım Hikmet’in doğum gününde çevrimiçi buluştuk. Ocak sonuna doğru da dergimizin satış noktalarından biri olan İstanbul Beyoğlu Mephisto Kitabevi’nde bir etkinlikte bir araya geldik.
Ocağın yoğunluğunu şubata aktardık. Şubat’ta Önsöz ekibinin öncülüğünde İstanbul’da Direnmenin Estetiği atölyesi başladı. Dersin ilk günü yirmi yedi Şubat’tı. O gün, ilk dersimizden yalnızca iki saat önce, Kürt halkı için dönüm noktası ‘an’lardan birine canlı yayında şahit olduk. Bu kitabın “tarihsel momentlere” bir tuhaf denk gelişinin altını ilk günde çizmiştik ki, birkaç ders sonra daha da büyük bir toplumsal kırılmayla karşılaştık; on dokuz martta ilk barikatın yıkılmasıyla dirilen bir ayaklanmacı ruh…
Direnmenin Estetiği dersleri bu tarihi anların içinde yapıldı. Martın isyanını arkasına alan mayıs henüz kapıdayken, ayaklanmada sloganlaşan Taksim, mayısın biri için kitleleri sabırsızlıkla bekliyorken, bir büyük saldırı dalgası başladı. Yüzlerce insan gözaltına alındı. Bunlardan biri de Genel Yayın Yönetmenimiz Songül Yücel oldu. Gözaltında geçen dört günün ardından çıkarıldığı mahkemede tutuklanan Songül’ün tek “suçu” meydanların halklara yasaklanamayacağını haykırmasıydı.
İşte sevgili okur… Bizim için özel bir yıldönümü olan yirmi yaşımız, böyle ayaklanmalar, saldırılar ve tutuklamalarla geldi. Mücadeleyle geçen bir yıl hepimizin kabulüdür. Seninle daha çok buluşmaya devam edeceğiz.
Keyifli okumalar…




Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.