Bilgi İzdihamı ve Işık Görmüş Tavşan

ABD emperyalizminin tekelleri arasında bulunan ‘Elon Musk’un satın aldığı X sosyal medya platformu aracılığıyla, bilgi akışını düzenlediği ve bu yolla birçok ülkede burjuva temsiliyetleri bulunan hükümeti dizayn etmeye çalıştığı konuşuluyor. Bu konuşmalar “Sosyalist-Halkçı” iktidarlara sahip ülkelerde yapılmıyor, onlar için her zaman bilinen bir gerçek. Bu tartışmalar NATO savaş gücünün bir parçası olan Almanya ve Fransa’da yapılıyor. Emperyalist merkezlerde gündeme taşınan ABD müdahalesi, kısa zamanda dünyanın gündemine geldi. Bu nokta bizlere tekrardan bir gerçeği hatırlattı: Travmanın aşamaları. Travma aşamaları, burjuvazinin kabulü ile sonlandığını sınıf savaşımları tarihinden biliyoruz.

Bilgi akışının düzenlenmesi emperyalist-kapitalist karşı devrim cephesinin dizayn edilmesi için kullanıldığı bir dönemde, üzerine bol bol egzersiz yapılacak olanlar sunuyor.

Birkaç aydır, çevremde bulunan arkadaşlarımın dile getirdiği konuların başında “Toplumun Tepkisizliği” geliyor. Onların sorularının karşılığını vermek için geniş bir araştırma yapıyordum. Araştırma esnasında “bilgi izdihamı” adlı bir konuya denk geldim. Bu başlığın “Yabancılaşmaya Karşı Beyin Egzersizleri” çalışmasına katkı sağlayacağını düşünüyorum.

Teknolojinin gelişimiyle birlikte medya iletişim araçları yaşamımızın her anına temas etti. Bu gelişmelerle birlikte “bilgi” arayışımızda köklü değişiklikler oldu. En dikkat çekeni ise bilginin bir arayış olmaktan çıkmasıdır. Tam bu nokada en çok karşılaştığımız propaganda ise “Bilgiye ulaşmanın en kolay olduğu dönemdeyiz”dir. Peki gerçekten “bilgiye” ulaşmak kolay mı?

Kapitalist sistemin egemen olduğu bir yerde yaşıyorsan, söylenenlere “tersten bakmak” anlamak açısından kritik önemdedir.

Bilginin bir arayış olmasının sona erdiği yerlerde bilgiye maruz kalınmaktadır. Yaşamın her anı yeni veri akışıyla dolduruluyor. Sadece bir sosyal medya platformuna üye olmanız anlık olarak milyonlarca bilgiye “maruz” kalmanız anlamına geliyor. Bir son dakika bilgisinin yaşamımızda kapladığı zaman saniyelerle sınırlanmış durumda. Teknoloji araçlarına hakimiyetimize göre -akıllı telefon vb. araçlarınızın ekranını “yana kaydırma” hızına göre kısaltılabilinir- zamanı kısaltabilirsiniz.

Toplumsal alt-üst oluşların yaşandığı dönemlerde olaylar çok hızlı gerçekleşir. Başka zamanlarda on yılları bulan gelişmeler, bu zamanlarda günlere, saatlere sığar. Burjuvazi yaşanılan olayların kollektif bir karşı koyuşa zemin oluşturmaması için veri akışını hızlandırır.

Türkiye kapitalizminin yıkılışının gözle görülür bir hale gelmesi ve yaşanılan ekonomi-politik krizlerin derinleşmesinin de etkisiyle, her an yüzlerce toplumsal travma etkisi yaratan olayla karşı karşıyayız. Yaşananların boyutundan bağımsız, bunların hepsinin bozkırı tutuşturma potansiyeli bulunmakta.

Burjuvazi kendisine yaşamsal tehlike boyutuna gelmiş bireysel ve kolektif her olayın önünü almak için bilgi izdihamı yaratıyor. Bu izdihamla üst üste binen bilgilerin algılanmasına zaman tanımıyor. Bu sürece maruz kalan insanlar “ışık görmüş tavşan” gibi hareketsiz kalıyorlar.

Bilgi izdihamına karşı nasıl önlemler alabiliriz?

Bu noktada “Toplumun Tepkisizliği”yle ilgili en çok konuşan ve bütün suçu topluma yüklemeye alışmış küçük burjuva yapılara bir parantez açalım. Yukarıda sorduğumBilgi izdihamına karşı nasıl önlemler alabiliriz?” sorunusa verecekleri cevabı tahmin etmek çok zor değil. Işık görmüş tavşanın, ışığın kör edici etkisinden korunması için “güneş gözlüğü” takması kampanyası başlatacaklardır. Gülmeyin, tarihlerinde çok benzer olaylar bulunuyor, uzun yıllar süren “devrimci durumun” içerisinde işçi ve emekçilere önerdikleri tek şey “Pembe gözlük” takmak olmuştur. Neyse, asıl konumuza dönelim.

Devrimci-komünistler yaşamın gerçeklerinin gözünün içine bakmasını bilir. Bu bilgi izdihamının içerisinde doğru bilgiyi edinme ve kollektif birliği oluşturacak zamanı bulabilmek için, yeterli düşünsel aralığı yaratacak olan “kılavuz” bizleriz.

Yukarıda da belirttiğimiz Bilgi izdihamına karşı nasıl önlemler alabiliriz?” sorusuna şu cevabı veriyoruz, vermeliyiz: Kapitalist-emperyalist sistemlerin yaratmış olduğu bilgi bolluğu veya izdihamı, asla bir derinlik yaratmamaktadır. Tam tersine bir sığlık yaratmıştır.

Şimdi siz, işçi ve emekçilerin “bilgi izdihamı” içerisinde yolunu bulması için ne yapıyorsunuz? Devrimci-komünist olmaya, gerçeklerin gözünün içine bakmaya cesaretiniz var mı? Varsa, kılavuz sizsiniz…

 

 

Nidal Anadolu

Önsöz Dergisi 56.Sayı