Vurulduk Ey Halkım Unutma Bizi

10.04

“Diyarbakır’dan geldik. Burda da bombalar bizi buldu.” “Seni hiç unutmayacağız. Kurban olurum senin güzel bakışına dayika Meryem.”

“Sigara bölüştüğüm, afiş astığım, Hacettepe çimlerine oturduğum, çay demlediğim arkadaşım, yoldaşım. Yıldız tozu serp üstümüze ışıklar içinde uyu.”

Canlı var mı canlı? Yine güzel gülüşlü insanlarımızı katlettiniz. Sabahımızı kana buladınız. Nasıl olur, 5 dakika önce merhaba deyip öpüştüğün insan şimdi yok.

Gözümü kapadığımda gördüğüm tek şey ateş topu, parçalanmış et… Kimin üzerine yapıştın da seni götürdüler. Nerdesin arkadaşım, nerdesin yoldaşım. Nerdesin?

Bu zulme artık son verin. Daha ne bekliyorsunuz. Şimdi onların yarım kalan düşlerini, yarım kalan gülüşlerini, yarım kalan halaylarını tamamlamak bize, kalanlara düşüyor.Umut edip beklemek acizlere göre.

Kaçıp saklanacak vakit değil. Sevgi emek ister ya. Emek ve huzur içinde emek. Ankara’daymış
barış, alıp getirmek gerek. Ben gidiyorum, kalanlara selam olsun. Getirebilirsem barışı kızıma sefa olsun. İyi değilim, iyi olmayacağım, iyi olmayın.

Ya sus, ya ağla, ya çığlık at, ya da isyan et.
Asla durma.
Ben yas tutmayacak kadar öfkeliyim.
Korkarsak ölürüz.

Önsöz Dergisi 31.Sayı